In order to bring you the best possible user experience, this site uses Javascript. If you are seeing this message, it is likely that the Javascript option in your browser is disabled. For optimal viewing of this site, please ensure that Javascript is enabled for your browser.
Did you know that your browser is out of date? To get the best experience using our website we recommend that you upgrade to a newer version. Learn more.

We use cookies to optimise the design of this website and make continuous improvement. By continuing your visit, you consent to the use of cookies. Learn more

HIV yapısal kalp hastalığına yol açıyor

Kandaki saptanabilir virüs yükü, kalp hastalığının prevalansını neredeyse iki katına çıkarmaktadır

English version available here

Non-invasive Imaging: Echocardiography


İstanbul, Türkiye – 11 Aralık 2013: EuroEcho-Imaging 2013 sırasında Madrid, İspanya'dan Dr. Nieves Montoro tarafından sunulan araştırmaya göre, HIV yapısal kalp hastalığına yol açıyor. Bulgular, kardiyovasküler taramanın, başta pozitif bir kan virüs yüküne sahip olanlar olmak üzere  tüm HIV hastalarında uygulanmasını destekliyor.
EuroEcho-Imaging 2013, Avrupa Kardiyoloji Topluluğu'nun (ESC) kayıtlı bir bölümü olan Avrupa Kardiyovasküler Görüntüleme Birliği'nin (EACVI) resmi yıllık toplantısıdır.  Bu toplantı 11-14 Aralık tarihleri arasında Türkiye'nin İstanbul şehrinde, İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda (ICEC) gerçekleşecektir.

Dr. Montoro şunları söyledi:  “Ekokardiyografi ile ölçüldüğü gibi, HIV hastalarında yüksek bir yapısal kalp hastalığı oluşumu (başta diyastolik disfonksiyon ve akciğer yüksek tansiyonu olmak üzere) görüldüğü iyi bilinir, fakat nedeni belirli değildir. Kalp hastalığının derecesi ile, HIV devresinin mi yoksa saptanabilir kan virüs yükünün mü ilişkili olduğunu değerlendirmek için bir araştırma yürütmeye karar verdik.”

Bu ileriye dönük kohort çalışması, NYHA ölçeğine göre >II olarak sınıflandırılan dispne (nefes darlığı) çeken 65 HIV hastası (%63'ü erkek, ortalama yaş 48) üzerinde gerçekleştirildi.1 HIV devresi, CD4 oranlarının ve oportünist hastalıklarının ölçümü ile belirlendi. Aynı zamanda kandaki virüs yükü de belirlendi. Hastalara, yapısal kalp hastalıkları (ventrikül hipertrofisi, sistolik veya diyastolik disfonksiyon veya akciğer yüksek tansiyonu) bulunup bulunmadığını tespit için transtorasik ekokardiyogram uygulandı. Şu kardiyovasküler risk faktörleri değerlendirildi: yüksek tansiyon, şeker hastalığı, sigara içme durumu, dislipidemi ve böbrek yetmezliği.

Hastaların yaklaşık yarısında (%47), başta sol ventrikül hipertrofisi, sol ventrikül disfonksiyonu, akciğer yüksek tansiyonu ve sağ ventrikül yetmezliği belirtileri olmak üzere bir tür yapısal kalp hastalığı bulunmaktaydı (bkz. şekil). Yapısal kalp hastalığı, pozitif kan virüs yüküne sahip hastalarda, kardiyovasküler risk profili veya antiretroviral terapiden bağımsız olarak, saptanamaz virüs yüküne sahip olanlardan (%75'e karşılık %43, p <0,04) önemli derecede daha yüksek bir oranda görüldü.

Dr. Montoro şunları söyledi:  “Nefes darlığı çeken HIV hastalarının yarısında ekokardiyografiye göre yapısal kalp hastalığı bulunduğu kanıtına ulaştık. En ilginç bulgumuz, pozitif kan virüs yüküne sahip hastalarda, yapısal kalp hastalığının önemli derecede daha yüksek biçimde görülmesi oldu. Hatta diyebiliriz ki kandaki saptanabilir virüs yükü, kalp hastalığının prevalansını neredeyse iki katına çıkartıyor, bu da HIV'nin kendisinin bağımsız bir etken olduğu izlenimini veriyor.”

Yapısal kalp hastalığının oranının, hastada AIDS olup olmaması, cinsiyeti, yaşı veya kardiyovasküler risk faktörleri bulunup bulunmamasından etkilenmemesine rağmen, bu yine de başlangıç niteliğinde bir sonuçtur ve daha ayrıntılı analizler ile doğrulanması gerekecektir.

Dr. Montoro şunları söyledi:  “Araştırmamız, kandaki virüs varlığı ve kalp hastalığı arasında bir ilişki bulunduğunu gösteriyor. Bu bulgular, HIV'nin kalp hasarının sebepleri arasında olduğu hipotezine bir kapı açıyor. HIV'nin proinflamatuar bir tepkiye yol açabileceği bilinmektedir ve buna kalp de dahil olabilir. Bu fikri test etmek için daha ayrıntılı araştırmalar yürütüyoruz.”

Sözlerine şu şekilde devam etti:  “HIV tedavisindeki hedeflerden biri de kandaki virüs seviyelerinin saptanamaz olmasıdır. Bu tespit edilemediğinde, tedavi genellikle değiştirilir. Bulgularımız, kanda herhangi bir saptanabilir virüs seviyesinin bulunmasının, kalp hastalığı riskini neredeyse iki katına çıkardığını gösteriyor.”

Dr. Montoro sözlerine şu şekilde devam etti:  “Araştırmamızdaki kalp problemlerinin yüksek oranı nedeniyle (yaklaşık %50), nefes darlığı çeken tüm HIV hastalarına, yapısal kalp hastalığı kontrolü için transtorasik ekokardiyogram uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu invaziv olmayan, uygun maliyetli ve kolay ulaşılabilir bir tanı amaçlı testtir. Daha da ötesi, pozitif bir kan virüs yüküne sahip hastalarda yaklaşık iki kat daha fazla yapısal kalp hastalığı bulunmaktadır ve belirti göstersin veya göstermesin, ekokardiyogram uygulanmalıdır.”

Sözlerine şu şekilde son verdi:  “HIV hastalarında kalp problemlerini ekokardiyografi gibi basit bir tanı aracı kullanmakla daha erken saptamak, onları kalp hasarının oldukça erken bir devresinde tedavi etmemizi ve hastalığın seyrini iyileştirmemizi sağlayacak. Saptanabilir bir kan virüs yükü ve/veya yapısal kalp hastalığı bulunan hastalar, bir kardiyolog ve uzman HIV doktorları tarafından daha yakın bir incelemeye alınmalıdır.”

Şekil: HIV hastalarında yapısal kalp hastalığının prevalansı

SON

References

1 New York Kalp Birliği (NYHA) Fonksiyonel Sınıflandırma Sistemi, hastaları fiziksel aktivite sırasında ne derece sınırlı olmalarına dayanan dört kategoriden birine yerleştirir. Sınıf II, kalp hastalığının fiziksel aktivitelerin az miktarda sınırlanmasına yol açtığı hastaları ifade eder. Dinlenme sırasında rahattırlar. Olağan fiziksel aktivite, yorgunluk, çarpıntı, nefes darlığı veya anjin ağrısına neden olur.

Sınıf III, kalp hastalığının fiziksel aktivitelerin belirli miktarda sınırlanmasına yol açtığı hastaları ifade eder. Dinlenme sırasında rahattırlar. Olağanın altında fiziksel aktivite, yorgunluk, çarpıntı, nefes darlığı veya anjin ağrısına neden olur. Sınıf IV, kalp hastalığının herhangi bir fiziksel aktiviteyi rahatsızlık duymadan yürütememelerine neden olduğu hastaları ifade eder. Kalp yetmezliği veya anjin semptomları, dinlenirken bile mevcut olabilir.  Fiziksel aktiviteye geçildiğinde rahatsızlık hissi artar.

Notes to editor

Avrupa Kardiyoloji Birliği (ESC)
Avrupa ve Akdeniz'de 80.000'in üzerinde kardiyoloji çalışanını temsil etmektedir.

Avrupa Kardiyovasküler Görüntüleme Birliği (EACVI) hakkında
Avrupa Kardiyovasküler Görüntüleme Birliği (önceki adıyla EAE), ESC'nin kayıtlı bir bölümüdür. Amacı, Avrupa'da kardiyovasküler ultrason ve diğer görüntüleme modaliteleri konusunda klinik teşhis, araştırma, teknik geliştirme ve eğitimde mükemmelliği teşvik etmektir.

EuroEcho-Imaging 2013'e katılan gazeteciler için bilgiler
EuroEcho-Imaging 2013, 11-14 Aralık tarihleri arasında İstanbul, Türkiye'de İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda (ICEC) gerçekleşecektir. Tam bilimsel programa buradan.